Avrupa Birliği Direktifleri
AKLAMA SUÇU
AKLAMANIN AŞAMALARI
AKLAMA YÖNTEMLERİ
ULUSAL MÜCADELE
ULUSLARARASI MÜCADELE
TİPOLOJİLER
KRONOLOJİ
Masak Online Hizmetler Masak Akademi Hizmeteri Masak Faaliyet Raporları Masak Rehber Arşivi BT Modernizasyon Programı
 
Avrupa Birliği Direktifleri
 



MALİ EYLEM GÖREV GÜCÜ (FINANCIAL ACTION TASK FORCE- FATF)

Genel Bilgi

FATF, 1989 yılında G-7 ülkeleri (ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada) tarafından karapara aklamanın uluslararası alanda önlenmesi amacıyla OECD bünyesinde kurulmuştur. 11 Eylül 2001 tarihinden sonra vizyonuna terörün finansmanı ile mücadeleyi de dahil eden FATF’nin halen 32 ülke ve 2 bölgesel kuruluş olmak üzere toplam 34 üyesi bulunmaktadır. Türkiye, 24 Eylül 1991 tarihinde FATF’e üye olmuştur. FATF’in üyeleri şunlardır: ABD, Almanya, Arjantin, Avustralya, Avusturya, Belçika, Brezilya, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Hollanda, Hong-Kong, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Japonya, Kanada, Lüksemburg, Meksika, Norveç, Portekiz, Rusya Federasyonu, Singapur, Türkiye, Yeni Zelanda, Yunanistan, Avrupa Komisyonu, Körfez İşbirliği Konseyi. Ayrıca, FATF benzeri bölgesel kuruluşlar olan, MENAFATF, MONEYVAL, APG, GAFISUD “imtiyazlı üye” (associate member) sıfatına haizdir.

FATF faaliyetlerini, Genel Kurul toplantıları ve çeşitli konularda çalışmak üzere oluşturulan çalışma gruplarının gerçekleştirdiği toplantılar yoluyla yürütmektedir. FATF, her yıl üç Genel Kurul toplantısı gerçekleştirmektedir. Bu toplantılar her yıl genellikle Ekim, Şubat ve Haziran aylarında yapılmaktadır. Ayrıca FATF tarafından “Terörizmin Finansmanı Çalışma Grubu”, “AML/CFT Değerlendirmeleri ve Uygulama Çalışma Grubu”, “Tipoloji Çalışma Grubu”, ve “Geçici Grup” (Ad Hoc Group) toplantıları ile özel sektörle yürütülen toplantılar düzenlenmektedir.

FATF, üye ülkeleri karapara aklama ve terörün finansmanının önlenmesi konusunda gösterdiği gelişmeler bakımından periyodik olarak denetlemekte ve değerlendirmektedir. Üye ülkeleri daha önce iki defa değerlendirmeye tabi tutan FATF, III. tur ülke değerlendirmelerini sürdürmektedir.

“Karşılıklı Değerlendirme Süreci” olarak ifade edilen bu süreci ana hatları ile;

  • Değerlendirmeye tabi tutulan ülkenin karapara aklama ve terörün finansmanı ile mücadele sistemini tanımaya yönelik olarak Kırk Tavsiye ve AML/CFT metodolojisine göre hazırlanan sualnamenin ilgili ülke tarafından cevaplandırılması,
     
  • Diğer üye ülke temsilcileri ile Sekreterya’dan katılan yetkililerden oluşan FATF Değerlendirme heyetinin ülkeyi yerinde ziyaret etmesi (on site visit) ve bu kapsamda ilgili ülkenin karapara aklama ve terörün finansmanı ile mücadelede görev alan birim yetkilileri ile görüşerek sistemlerini yakından tanıması,
     
  • Sualname cevaplarının değerlendirilmesi ve yerinde ziyaret sonrası FATF tarafından hazırlanan ülke raporunun Genel Kurul toplantısında görüşülmesi,


Aşamaları oluşturmaktadır.

FATF, ülke raporunda tespit edilen eksiklikleri iki yılda bir yapılan güncelleştirme (Biennial Update) ve düzenli izleme (Regular Follow Up) ile takip temektedir.

Değerlendirmeye tabi tutulan ülke, raporda belirtilen eksikliklerin giderilmesi için gerekli adımları atmadığı takdirde;

  • FATF Başkanınca üye ülkedeki ilgili bakana tavsiyelere uyumsuzluğa dikkat çeken mektup gönderilmesi,
     
  • İlgili ülkeye bu mesajı güçlendirecek yüksek düzeyde temsilcilerin gitmesi,
     
  • FATF 21. tavsiyenin uygulanması kapsamında, ilgili üye ülkenin tavsiyelere yeterince uyum gösteremediğini belirten bir bildiri yayınlanması
     
  • Ülkenin, tavsiyelere uyum sağlayıncaya kadar FATF üyeliği askıya alınması ve nihayet
     
  • Ülkenin üyeliği sona erdirilmesi


AVRUPA BİRLİĞİ

  • A. 91/308/EEC SAYILI KONSEY DİREKTİFİ
  • B. 2001/97 SAYILI KONSEY DİREKTİFİ
  • C. 2005/60/EC SAYILI AVRUPA PARLEMENTOSU VE KONSEYİ DİREKTİFİNİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER



A. 91/308/EEC SAYILI KONSEY DİREKTİFİ


10 Haziran 1991 tarihinde “Mali Sistemin Karapara Aklanması Amacıyla Kullanılmasının Önlenmesine Yönelik 91/308 sayılı Konsey Direktifi” karaparanın aklanması ile mücadele konusunda Topluluk müktesebatı içerisinde yer alan ilk bağlayıcı düzenlemedir. Direktifin amacı; sermaye akışını ve mali hizmetlerin sunulmasını sınırlamadan mali sistemin karapara aklanmasında bir araç olarak kullanılmasının engellenmesidir.

Direktif esas itibariyle Viyana Konvansiyonu ve FATF’nin 40 Tavsiyesi temel alınarak hazırlanmıştır. Direktifte karapara aklanması suçu, kimlik tespiti, kayıtların saklanması şüpheli işlem bildirimine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

Direktifin 1'inci maddesinde, üye ülkelerce karapara aklanmanın suç olarak kabul edilmesinin sağlaması öngörülmüş ve karapara aklama suçu tanımlanmıştır. Buna göre kasıtlı olarak işlenen aşağıdaki fiiller karapara aklama suçunu oluşturmaktadır:
 

  • Bir malvarlığının öncül suçtan ya da bu tür suça iştirakten kaynaklandığını bilerek, bu malvarlığının yasadışı kaynağını gizlemek veya öncül suçun işlenmesine karışan herhangi bir şahsın, eylemlerinin hukuki sonuçlarından kaçınmasına yardım etmek amacıyla malvarlığının niteliğinin değiştirilmesi ya da transfer edilmesi,
     
  • Malvarlığının, öncül suçtan ya da bu suça iştirakten kaynaklandığını bilerek, gerçek niteliğini, kaynağını, yerini, durumunu, hareketini, malvarlığına ilişkin hakları veya sahipliğini gizlemek,
     
  • Alındığı tarihte, bir malvarlığının öncül suçtan ya da bu suça iştirakten kaynaklandığını bilerek, iktisap edilmesi, zilyetliği veya kullanılması,
     
  • Yukarıdaki paragraflarda sözü edilen eylemlerden herhangi birinin işlenmesine iştirak, işlenmesi amacıyla teşekkül oluşturmak, teşebbüs, yardım ya da teşvik etmek, kolaylaştırmak ve yol göstermek.



Yükümlü Grubu:
Mali kurumlar, kredi kurumları ve sigorta şirketleri, Direktifte yer alan düzenlemelere uymakla yükümlü kılınmışlardır.

Yükümlülükler: Direktif ile mali kurumlar ve kredi kurumlarına; kimlik tespiti ve kayıtların saklanması, şüpheli işlem bildirimi, iç denetim ve eğitim, dikkat ve özen gibi yükümlülükler getirilmiştir.

1- Kimlik Tespiti Yükümlülüğü

Kimlik tespitine ilişkin düzenlemeler Direktifin 3'üncü maddesinde yer almaktadır. Buna göre; kredi kurumları ve mali kurumlar, müşteri ile iş ilişkisine girerken özellikle hesap açılması ya da kiralık kasa hizmetleri sunulması ve ayrıca toplamı 15.000 Euro’yu aşan tek ya da birbirine bağlantılı işlemler sırasında kimlik tespiti yapmak zorundadırlar. Kredi kurumları ve mali kurumlar tarafından işlemin başkası adına yapıldığından şüphelenildiği veya emin olunduğu durumlarda, adına işlem yapılan kişinin de kimlik tespiti yapılmalıdır.

Ayrıca 4'üncü madde ile de kredi kurumları ve mali kurumlar tarafından, kimlik tespiti ile ilgili belgelerin ve yapılan işlemlerle ilgili dokümanların en az beş yıl süreyle saklanması öngörülmektedir.

2- Şüpheli İşlem Bildirim Yükümlülüğü

Kredi kurumları ve mali kurumların, karapara aklanması ile mücadeleden sorumlu yetkililer ile tam bir işbirliği içinde olmalarını öngören Direktifin 7'nci maddesine göre; kredi kurumları ve mali kurumlar karapara aklanması ile ilgisi olduğundan şüphelenilen işlemlerin yapılmasından, yetkililere haber verilinceye kadar kaçınmalı, işlemin gecikmesi işlemi yapanları tedirgin ederek uyaracaksa işlemi gerçekleştirerek işlemden sonra derhal yetkili otoritelere bilgi vermelidirler. Ayrıca Direktif ile, kredi kurumları ve mali kurumlar tarafından, işlemi gerçekleştiren kişileri veya üçüncü kişileri, işlemle ilgili yetkililere bilgi verildiğinden ya da karapara aklama incelemesi yapıldığından haberdar etmemeleri öngörülmektedir.

Direktifin 9'uncu maddesinde, karapara aklanması ile mücadelede otoritelerine iyi niyetle bildirimde bulunan kredi kurumları ve mali kurumların çalışanlarının ve yöneticilerinin hiçbir şekilde hukuki ve cezai sorumluklarının olmayacağı belirtilmektedir.

3- İç Denetim ve Eğitim Yükümlülüğü

Direktifin 10'uncu maddesinde, yetkililer tarafından kredi kurumları ve mali kurumlar nezdinde yapılan denetimler sırasında veya başka bir şekilde karapara aklanmasına ilişkin delillerin tespit edilmesi durumunda, bunun karapara aklanması ile mücadeleden sorumlu yetkililere bildirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca Direktifin 11'inci maddesine göre, kredi kurumları ve mali kurumlar karapara aklanması ile ilgili işlemlerin engellenmesi amacıyla yeterli düzeyde iç denetim sistemi oluşturmalı ve bunun yanısıra çalışanlarına bu Direktif hükümleri hakkında özel eğitim programları düzenlemelidirler.

4- Dikkat ve Özen Yükümlülüğü

Bu yükümlülük gereğince; mali kurumlar ve kredi kurumlarının karaparanın aklanmasının önlenmesi konusunda Topluluk önlemlerine benzer şekilde düzenleme yapmayan ve diğer uluslararası girişimlere taraf olmayan üçüncü ülkeler ile karşılıklı işlemlerinde, işlemin niteliğine bağlı kalınmaksızın, özel bir dikkat ve önem göstermeleri gerekmektedir.

B. 2001/97 SAYILI KONSEY DİREKTİFİ

Avrupa Komisyonu, 14 Temmuz 1999’da Avrupa Parlamentosu ve Konsey’e 91/308/EEC sayılı Direktifte değişiklik yapılmasına ilişkin bir öneri sunmuştur. Bu önerinin amacı, 91/308/EEC sayılı Direktifin kapsamının genişletilmesi ve güncelleştirilmesidir. Öneride yer alan temel değişiklikler; özellikle öncül suçlar ve yükümlü gruplarının kapsamının genişletilmesi ile ilgilidir.

Öncül suçlar açısından 1991 Direktifi sadece uyuşturucu suçlarını kapsamakta iken yeni öneriye göre üye ülkeler tüm organize suçlar ve kaçakçılıktan elde edilen gelirlerin aklanmasıyla da mücadele etmek zorundadırlar. Bununla birlikte Direktifte yer alan yükümlülükler bakımından, Direktifin sadece mali sektör ile sınırlı olan kapsamı karapara aklayıcılar tarafından kötüye kullanılan mali sektör dışındaki belirli faaliyetler ve meslek gruplarını da içine alacak şekilde yeniden düzenlenmektedir. Böylece muhasebeci ve kontrolörler, emlak komisyoncuları, noterler, mali işlemlerle uğraşan avukatlar, kıymetli taş ve maden satıcıları, para transfer edenler ve kumarhanelere de müşteri kimlik tespiti, kayıtların saklanması ve şüpheli işlem bildirim yükümlülükleri getirilmektedir.

13 Kasım 2001’de Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen Öneri, 19 Kasım 2001’de AB Bakanlar Konseyi’nce de onaylanmıştır. Bu Direktifte yer alan değişikliklere uyum sağlamak üzere en geç 15 Haziran 2003 tarihine kadar üye ülkelerce gerekli yasal ve idari düzenlemelerin yapılması öngörülmüş olup, 2001/97 sayılı Direktif ile getirilen yeni düzenlemeler özetle aşağıdaki gibidir:

Öncül Suçlar

91/308/EEC sayılı Direktifin 1'inci Maddesinde yapılan değişiklikle öncül suçlar yeniden düzenlenmiştir. Buna göre ağır suçların tamamı öncül suçlar kapsamına alınmıştır. Aynı madde ile;
 

  • Uyuşturucu suçları,
  • Örgütlü suçlar,
  • Sahtecilik,
  • Yolsuzluk,
  • Üye ülkelerce belirlenecek ağır hapis cezasını gerektiren suçların, ağır suçlar kapsamında olduğu ifade edilmiştir.


Öneri ile öncül suçlar kapsamının genişletilmesi sadece şüpheli işlem bildirimleri sayısının artması değil bunun da ötesinde farklı ülkelerin yargı ve polis yetkilileri arasında uluslararası işbirliğinin kolaylaştırılması da amaçlanmaktadır.

Yükümlü Grupları

2001/97 sayılı Direktifin 2a maddesi ile Direktifte yer alan yükümlülüklere konu olan faaliyetler ve meslek gruplarının kapsamı genişletilmiştir. Buna göre; mali kurumlar ve kredi kurumları dışında aşağıdaki tüzel ya da gerçek kişiler de kimlik tespiti yapmak, kayıtları saklamak ve şüpheli işlem bildiriminde bulunmakla yükümlü kılınmışlardır;

  1. Bağımsız denetçiler ve vergi danışmanları,
  2. Emlak alım-satımı ile uğraşanlar,
  3. Noterler ve müşterileri adına aşağıdaki işlemleri yapmaları durumunda avukatlar,
  4. Kıymetli taş ve maden gibi değerli eşya satıcıları ve müzayedeciler,
  5. Kumarhaneler.

              a) Aşağıdaki işlemlerin hazırlanması veya gerçekleşmesinde müşterilerine yardım etmek;

  • Gayrimenkul veya ticari işletmelerin alım-satımı,
  • Müşteriye ait para, senet ve diğer aktiflerin yönetilmesi,
  • Banka veya tasarruf ya da portföy hesabı açılması veya yönetilmesi,
  • Trustların, şirketlerin veya benzer yapılanmaların oluşturulması, işletilmesi ve idaresi,

              b) Her türlü mali veya gayrimenkul işlemlerinde müşterinin adına ve hesabına hareket etmek.


Diğer taraftan önerinin yine 3'üncü maddesi ile özel bir para limiti getirilerek kumarhaneler, değeri 1000 Euro’yu aşan kumar fişlerinin satın alınması ya da değiştirilmesi sırasında bütün müşterilerine kimlik tespiti yapmakla yükümlü kılınmaktadırlar.

Şüpheli İşlem Bildirimi


91/308/EEC sayılı Direktifin şüpheli işlem bildirimini düzenleyen 6'ncı maddesinde yapılan değişiklik ile yine Direktifte sayılan bütün kurumlar ve kişiler şüpheli işlem bildiriminde bulunmakla yükümlü kılınmakla birlikte; avukatların gizlilik yükümlülükleri göz önünde bulundurularak, üye ülkelere, avukatlara organize suç ile bağlantılı karapara aklanması şüphelerini karapara aklama ile mücadeleden sorumlu yetkililere değil ancak barolar birliğine ya da eşiti profesyonel birimlere bildirmelerine izin veren bir alternatif sunulmaktadır.

Kimlik Tespiti Yükümlülüğü

91/308/EEC sayılı Direktifin 3'üncü maddesi ile, sadece kredi kurumları ve mali kurumlar müşteri kimlik tespiti yapmakla yükümlü kılınmalarına rağmen, 2001/97/EC sayılı Direktif ile eklenen önemli bir husus Direktife tabi kurumlara posta, telefon ya da bilgisayar aracılığı ile yapılan (non face-to-face) işlemler sırasında da müşteri kimlik tespiti yapılmasına ilişkin belirli ve yeterli önlemlerin alınması yükümlülüğünün getirilmesidir. Buna göre bu tür işlemler sırasında işlemi gerçekleştiren kurumların, müşterilerinin kimlik belgelerinin bir örneğini ya da kimlik numaralarını almaları öngörülmektedir. Ayrıca gerçekleştirilecek işlemle ilgili olarak ilk ödemenin de bu Direktife tabi bir kredi kurumunda müşteri adına açılmış bir hesap aracılığıyla yapılması gerekmektedir.

C. 2005/60/EC SAYILI AVRUPA PARLEMENTOSU VE KONSEYİ DİREKTİFİNİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER

Üçüncü direktif olarak da adlandırılan bu direktif ile birlikte Mali Sistemin Karaparanın Aklanması Amacıyla Kullanılmasının Önlenmesine İlişkin 1991/308/EEC sayılı Avrupa Topluluğu Konsey Direktifi yürürlükten kalkmıştır. Bu direktif ile birlikte Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Karapara Aklama ile Mücadelede mevzuatlarında yapmaları gereken düzenlemeler belirtilmiştir.

Direktifin getirdiği en büyük yeniliklerden biri, direktifte sayılan bütün önleyici tedbirlerin terörizmin finansmanını da kapsayacak şekilde genişletilmesidir.

Yine direktifle gelen diğer bir yenilik, “müşterini tanı (Customer Due Dilligence-CDD)” ilkesinin ilk defa düzenlenmesi olmuştur. Müşteri özen ilkesi; müşterinin kimlik tespiti ve kimlik teyidi, müşterinin iş bilgilerinin temini, müşterinin risk bakımından sürekli bir şekilde takip edilmesi hususlarını kapsamalıdır. Ayrıca, karapara aklama ve terörizmin finansmanı riski durumuna genişletilmiş veya basitleştirilmiş CDD önlemleri uygulanabileceği düzenlenmiştir.

Direktifte sayılan yükümlü grupları 1991/308 ve 2001/97 sayılanlara ek olarak trust ve şirket hizmeti sağlayanları kapsamaktadır.

Bunların dışında, direktifin düzenleme getirdiği diğer hususlar ise şunlardır:
 

  • Direktifin tanımları düzenleyen maddesindeki ciddi suçların kapsamı genişletilerek, 2002/475/JHA Konsey Çerçeve Kararının 1 ile 4. madde arsında tanımlanan eylemler ile Ceza üst sınırı 1 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçları veya yasal sistemlerinde asgari ceza miktarı usulünü bulunan ülkeler bakımından en az 6 aydan fazla cezayı gerektiren suçlar da kapsama alınmıştır. Yine aynı maddede, nihai faydalanıcı, trust ve şirket hizmet sağlayanlar, siyasi nüfuz sahibi kişiler, iş ilişkisi ve paravan banka kavramlarının tanımı yapılmıştır.
     
  • Üçüncü kişilere güven ilkesi
     
  • Özel dikkat gerektiren işlemlere ilişkin düzenleme,
     
  • Her üye ülkenin karapara aklama ve terörün finansmanı ile ilgili şüpheli işlem bildirimlerini alacak, analiz edecek ve bu bilgileri ilgili otoritelerle paylaşacak bir mali istihbarat birimi kurması gerekliliği
     
  • İfşa etme yasağı (tipping off)
     
  • Kayıtların beş yıl süre ile saklanması hükmü
     
  • Mali kuruluşlar ve kredi kuruluşlarının mali istihbarat birimi ile hızlı bir şekilde veri değişimini gerçekleştirmelerinin sağlanmasına ilişkin düzenleme
     
  • Karaparanın aklanması ve terörün finansmanı ile ilgili istatistik verileri oluşturulmasına ilişkin düzenleme (şüpheli işlem bildirim sayısı, yürütülen soruşturma sayısı, mahkûmiyet sayıları ve müsadere miktarı)
     
  • Risk belirlemesi, risk yönetimi, uyum yönetimi konularında politika ve prosedürlerin oluşturulması ve yükümlü kuruluşların bu konularda eğitimler düzenlenmesi
     
  • Döviz büroları, trustlar ve kumarhanelerin lisans altına alınması
     
  • Yükümlülerin denetlenmesi
     
  • Mali İstihbarat Birimleri arasında uluslar arası işbirliğine gidilmesi
     
  • Gerçek ve tüzel kişilere uygulanacak yaptırımlar



Avrupa Birliği bünyesindeki karapara aklama ile mücadele çalışmalarını detaylı olarak görmek için burayı tıklayınız