Avrupa Konseyi
TERÖRÜN FİNANSMANI NİTELİĞİ
TF ve MALİ KURULUŞLARIN TAŞIDIĞI RİSKLER
TERÖRÜN FİNANS KAYNAKLARI
ULUSAL MÜCADELE (TF)
ULUSLARARASI MÜCADELE (TF)
Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunu...
Masak Online Hizmetler Masak Akademi Hizmeteri Masak Faaliyet Raporları Masak Rehber Arşivi BT Modernizasyon Programı
 
Avrupa Konseyi
 



AVRUPA KONSEYİ ÇALIŞMALAR


Terörle mücadelede etkin tedbirler alınması ve terör eylemlerinin politik, felsefi, ideolojik, etnik, dini veya herhangi başka bir gerekçe ile haklı gösterilmesini önlemek amacıyla AK’ne taraf olan ülkeler tarafından hazırlanan Suçtan Kaynaklanan Gelirlerin Aklanması, Araştırılması, Ele Geçirilmesi, El Konulması ve Terörizmin Finansmanına İlişkin AK Sözleşmesi, 16.05.2005 tarihinde Varşova’da imzalanmış ve yeterli sayıda Devlet tarafından imzalanarak 2006 yılında yürürlüğe girmiştir.

AK Sözleşmesinin 1 inci maddesinde terörün finansmanı tanımlanırken, BM Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin 2 nci maddesine atıfta bulunulmuş ve anılan Sözleşmenin çalışmamızın “5.1.1. Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme” bölümünde de açıklanan hükümlerinin bu kapsamda dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.

AK Sözleşmesinin 2 nci maddesinde; Tarafların, kısmen veya tamamen terörizmin finansmanı amacıyla kullanılan yada bu amaç için tahsis edilen ve yasal yada yasadışı kaynaklı malvarlıklarının veya söz konusu suç gelirlerinin araştırılması, izlenmesi, tespit edilmesi, dondurulması, el konulması ve müsaderesini temin etmesi ve bu konuda uluslararası işbirliğini sağlamaları gerektiği belirtilmiştir.

AK Sözleşmesinin 3 ve 4 üncü maddelerinde; Taraf olan her devletin, suç vasıtaları ile gelirlerini veya bu gelirlere eşdeğer malların ve aklanan malvarlığının müsaderesini gerçekleştirmek için gerekli olan yasal ve diğer tedbirleri almaları gerektiği ve bu kapsamda müsadereye tabi olan bir malın tespiti, takibi, dondurulması ve el konulması için gerekli olabilecek yasal ve diğer önlemleri almalarının bir zorunluluk olduğu hüküm altına alınmıştır.

Aklamada sadece yasa dışı yollardan elde edilen gelirler söz konusu iken, terörün finansmanında yasa dışı gelirlerin yanı sıra yasal yollardan elde edilen gelirlerin de varlığı göz önünde bulundurularak AK Sözleşmesinin 5 inci maddesinde; dondurma, el koyma ve müsadereye ilişkin tedbirlerin malvarlığının dönüştürüldüğü veya değiştirildiği gelirleri, gelirlerin tamamen veya kısmen yasal yollardan elde edilen malvarlığı ile karıştırılması durumunda, yasal gelirlerle karıştırılmış yasadışı gelirleri ve suç gelirlerinden, suç gelirlerinin değiştirildiği veya dönüştürüldüğü malvarlığından veya suç gelirlerinin karıştırıldığı yasal gelirlerden elde edilen gelir veya diğer menfaatleri de kapsaması gerektiği belirtilmiştir.

Sözleşmenin 3, 4 ve 5 inci maddelerinde belirtilen müsadere, el koyma ve dondurmaya ilişkin işlemlerin yapılabilmesi için ülkelerin mahkemelerinin ve diğer yetkili makamlarının, banka ve mali veya ticari kayıtların gösterilmesini veya bunlara el konulmasını emretme yetkisi ile teçhiz olunmaları için gerekli olabilecek yasal ve diğer tedbirleri almaları gerektiğinin belirtildiği 7 nci maddede ayrıca tarafların banka hesaplarının gizliliği gerekçesiyle söz konusu tedbirleri uygulamaktan kaçınamayacakları da hüküm altına alınmıştır.

AK Sözleşmesinin 2 ve 12 nci maddeleri hükümleri uyarınca; ülkelerin aklama ve terörün finansmanıyla mücadele amacıyla şüphe duyulan gelirlerle ilgili veya ulusal mevzuat gereğince bildirilen mali bilgileri toplamak, analiz etmek ve ilgili makamlara sevk etmekle sorumlu FIU kurmaları ve anılan FIU’nun şüpheli işlem bildirimlerinin analizi de dâhil diğer görevlerini yerine getirebilmesi için ihtiyaç duyduğu mali, idari ve yasa uygulama bilgilerine doğrudan veya dolaylı olarak ulaşım imkânının bulunmasını sağlayacak yasal ve diğer tedbirleri almaları gerekmektedir.

AK Sözleşmesinin 2 ve 14 üncü maddeleri hükümleri uyarınca; bir işlemin aklama veya terörün finansmanıyla ilgili olduğundan şüphelenilmesi durumunda işlemi analiz etmek ve şüpheyi konfirme etmek amacıyla yürütülen işlemin askıya alınması veya ertelenmesi kararının verilebilmesi için FIU’ya veya başka bir birime yetki verilmesi gerekmektedir. Sözleşmede, işlemin ne kadar süreyle askıya alınacağı veya erteleneceği konularının ulusal kanunlar çerçevesinde belirlenmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

FIU’ları arasında uluslararası işbirliğinin önemine de değinilen AK Sözleşmesinde, ayrıca her bir ülkenin FIU’nun diğer bir ülke FIU’nun talebi üzerine yürütülen işlemi askıya alma veya erteleme kararı almaya yetkili olmasının sağlanması gerektiği belirtilmiştir.

AK Sözleşmesinin 2 ve 13 üncü maddeleri hükümleri uyarınca; ülkelerin aklama ve terörün finansmanın önlenmesi için ulusal düzenlemeler ve denetim veya izleme rejimini kurmaları ve bu kapsamda uluslararası standartları ve özellikle de FATF tavsiyelerini göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.

Terörizmin Finansmanı ve Suçtan Elde Edilen Gelirlerin Aklanması, Aranması, Elkonması ve Müsaderesi Hakkındaki AK Sözleşmesi Türkiye tarafından 28.03.2007 tarihinde imzalanmış olup henüz onaylanmamıştır.